KENDİ KAHRAMANIN OL ! (Be Your Own Hero!)

‘’Evrenin gizemini anlamak istiyorsanız; enerji, frekans ve titreşim cinsinden düşünün.’’  Nikola Tesla
Gelişen teknoloji ve modern dünyanın bugün bize sundukları, fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal alanlarımızı sandığımızdan çok daha fazla etkiler. Yeryüzü manyetik alanlarla kaplı! Hayatımızın vazgeçilmezi haline gelen akıllı cep telefonları, tablet ve bilgisayarlar, televizyonlar, motorlar, ofis aletleri, elektrikli battaniyeler, mikrodalga fırınlar, yüksek gerilim hatları, baz istasyonları, ev ve ofislerdeki elektrik kabloları ve daha niceleri…

Bu manyetik alanların bazıları dünyanın çekim gücüyle oluşurken, bazıları iklim değişiklikleriyle meydana geliyor. İnsan bedeni bile, hücrelerdeki kimyasal reaksiyonlar ve sinir sistemindeki iyon akımları nedeniyle manyetik alanlar yaratıyor. Peki bu manyetik alanlar içinde, bulunduğumuz yerden hangimiz, ne kadar memnunuz? 200 yılı aşkın süredir, elektromanyetik alan ve hücre ilişkisinin insan bedeni üzerindeki etkileri gözlemlenmekte ve araştırmalara konu olmakta.

Hiç kuşkusuz çevremizdeki elektromanyetik değişimler, bedenimizin elektromanyetik dengesini değiştirerek enerji eksikliği, yorgunluk, hayattan zevk alamama gibi durumlar yaratabilmekte, beden direncini düşürmekte ve bedenin kendini regüle etme kabiliyetini azaltmaktadır.

YENİ TREND: GİYİLEBİLİR TEKNOLOJİ

Yapay zekayla sohbete etmeye başladığımız günümüzde, teknolojinin giyilebilir olmasının kolaylığı yadsınamaz. Egzersiz, eğitim, ulaşım, finans, oyun ve müzik gibi pek çok alanda yer alan giyilebilir cihazların amacı, bireylerin gündelik hayatının içine işlevsel, taşınabilir elektronik cihazları ve bilgisayarları dâhil etmek. Teknolojinin gelişimi ve elektronik devrelerin küçülmesi ile sadece bilgisayarlar ve akıllı telefonlar değil aynı zamanda günlük hayatta kullanılan kıyafet ve aksesuarlara sensör gibi donanımlar eklenerek akıllı cihaza dönüştürülebilmekte ve bunlar da kendi aralarında haberleşebilmektedir.

Giyilebilir teknolojinin tarihçesi incelendiğinde modern anlamda ilk giyilebilir cihazın 1961 yılında icat edildiği görülmektedir. 80’li ve 90’lı yıllarda hız kazanan giyilebilir teknoloji, sağlık, askeriye ve eğlence sektörlerinin gelişmesi ile 2000’li yıllarda gelişimi daha da hızlanmıştır.

Günümüzdeki modern anlamı ile ilk giyilebilir bilgisayar Edward O. Thorp tarafından 1955 yılında tasarlanmış ve Claude Shannon’un katılımı ile 1961 yılında icat edilmiştir. İcat edilen bu ilk giyilebilir cihaz oyunlarda hile yapmak amacıyla ayakkabı tabanına yerleştirilmiştir.

Genellikle giyilebilir teknoloji ürünleri akıllı telefonlarla senkronize olur. Bluetooth, Wi-Fi ve mobil internet bağlantıları aracılığıyla aktifleşir. Giyilebilir ürünlere sensörler ve yukarıda bahsettiğimiz bağlantı seçenekleriyle bağlanılır ve ardından cihaz kullanıma hazır hale gelir.